DUYGU GÖÇÜ
Bu gece panzehir arıyor yaralarım
Susuz geçen bir günün ardından
Senin yokluğunda kendimi paralarım
Hüzünle iç içe hatıranın tadından
Issız bir gecenin karanlık koynundayım
Tuz bastım yarama hicran ateşi diye
Açığa çıkan bir sırrın sonundayım
Bölündü bilinmeyen duygularım ikiye
Aklımdan çıkmıyor zümrütten bakışların
Gözlerime mil çekiyor saba rüzgarı
Anılar kanadında kentten göçen kuşların
Kuşatıyor ansızın suyun alevden garı
Yakamoz bakışlarına ay yansıyor
Soğuk jaleler buse kondurur gamzeye
Şebnemler köpüren sular gibi sarsıyor
Nehirler taşınıyor gözlerinden yüzeye
Tükeniyor bakışlarımdan önce ümidim
Kakülüne vururken hilalin şavkı
Boğulmak üzereyken can simidim
Düşüyor aleyhime mezardan yankı
Asude çiçekler büyüttüm ellerimde
Suları sürme çektim kurumuş yapraklara
Yeni firaklar başlar her gece düşlerimde
Meftun düşüyor gönül gül açan topraklara
Dağınık saçlarına yağmur suyu düşüyor
Ürperiyor şahikalar koparan şimşek
İçimden kervanlar şuh kentine göçüyor
Güllere caka satan edan dünyaya mihenk
Uzak denizlerde tutuşan alev
Kaynağı sende olan nehirleri üşüttün
Uykularımı yıldırımla bölen dev
Bu ölümsüz sevdayı gözlerinde büyüttün
Nar çiçeği sabahlar sabra yenik düşüyor
Kuşatılan bu kale çekiyor beyaz bayrak
Şaha kalkan atların süvarisi üşüyor
Gizemli düşlerimde sararıyor bir yaprak
TALAT HOŞ 2 NİSAN 2002 KADIKÖY

0 Comments:
Post a Comment
<< Home